
Dişlerdeki çapraşıklıklar, aralıklar veya kapanış problemleri yalnızca gülüş görünümünü değil; ağız bakımını, çiğneme düzenini ve kişinin günlük yaşamındaki rahatlığını da etkileyebilir. Ancak birçok kişi, dişlerini düzeltmek istemesine rağmen metal tellerin görünümünden dolayı ortodontik tedaviyi erteler. Şeffaf plak tedavisi, dişlerin daha az fark edilen ve çıkarılabilir plaklarla kademeli olarak hareket ettirilmesini sağlayan yöntemlerden biridir.
Gebze şeffaf plak tedavisi araştıran kişilerin en çok merak ettiği konuların başında tedavinin nasıl uygulandığı, plakların günde kaç saat takılması gerektiği ve toplam tedavi süresinin ne kadar olduğu gelir. Şeffaf plaklar kişiye özel hazırlanır ve her plak, dişlerin planlanan konuma doğru küçük adımlarla ilerlemesine yardımcı olur. Ancak tedavinin başarılı olmasında plakların düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması oldukça önemlidir.
Şeffaf plak tedavisi, dişlerin üzerine tam olarak oturan ince ve şeffaf plakların kullanıldığı bir ortodontik tedavi yöntemidir. “Aligner” olarak da adlandırılan bu plaklar, dişlere kontrollü kuvvet uygulayarak dişlerin aşamalı biçimde hareket etmesini sağlar.
Tedavide tek bir plak kullanılmaz. Dijital planlamaya göre hazırlanan bir plak serisi bulunur. Kişi, tedaviyi planlayan hekimin belirlediği sıraya ve kullanım süresine uygun şekilde plaklarını değiştirir. Her yeni plak, dişleri hedeflenen konuma biraz daha yaklaştırır.
Şeffaf plaklar çıkarılabilir olduğu için yemek sırasında ve ağız bakımı yapılırken ağızdan çıkarılabilir. Bu özellik, günlük beslenme alışkanlıklarının büyük ölçüde korunmasına ve dişlerin daha rahat temizlenmesine yardımcı olur. Ancak çıkarılabilir olması, plakların istenilen süre boyunca takılmayabileceği anlamına gelmez. Tedavinin planlandığı gibi ilerlemesi için kullanım disiplinine dikkat edilmelidir.
Şeffaf plak tedavisi, dişlerindeki düzensizliklerden rahatsız olan çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde değerlendirilebilir. Bununla birlikte her çapraşıklık veya kapanış problemi şeffaf plaklarla aynı şekilde tedavi edilemez.
Şeffaf plak uygulaması özellikle şu durumlarda değerlendirilebilir:
Şeffaf plakların uygun olup olmadığına yalnızca dişlerin önden görünümüne bakılarak karar verilmez. Diş kökleri, çene yapısı, kapanış ilişkisi, diş eti sağlığı ve gerekli diş hareketlerinin yönü birlikte değerlendirilmelidir. Bazı karmaşık ortodontik durumlarda sabit teller, ek aparatlar veya farklı tedavi yöntemleri daha uygun olabilir. British Orthodontic Society de başarılı bir şeffaf plak tedavisi için ayrıntılı muayene, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planının gerekli olduğunu belirtmektedir.
Tedavinin ilk aşamasında ağız ve diş yapısı ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli görülürse röntgen, ağız içi fotoğraf ve dijital ölçüler alınır. Bu veriler kullanılarak dişlerin hangi yönde ve ne kadar hareket ettirileceği planlanır.
Dijital planlama tamamlandıktan sonra kişiye özel şeffaf plak serisi hazırlanır. Bazı vakalarda dişlerin üzerine, plakların hareketi daha kontrollü gerçekleştirmesine yardımcı olan küçük ve diş rengindeki ataşmanlar yerleştirilebilir. Bu parçalar kişiden kişiye farklı sayıda ve konumda kullanılabilir.
Plaklar belirlenen sırayla kullanılır. Her plağın kaç gün takılacağı ve bir sonraki plağa ne zaman geçileceği tedavi planına göre değişir. Bu nedenle kişinin kendi kararıyla plak değiştirmesi, eski plağa dönmesi veya bir plağı atlayarak ilerlemesi doğru değildir.
Kontrol randevularında dişlerin planlanan şekilde hareket edip etmediği, plakların ağıza uyumu ve diş eti sağlığı değerlendirilir. Şeffaf plak tedavisinin yalnızca plakların teslim edilmesinden oluşmadığı; tedavi boyunca hekim gözetimi ve düzenli takip gerektiren bir süreç olduğu unutulmamalıdır.
Şeffaf plak tedavisinin en önemli kurallarından biri günlük kullanım süresidir. Plakların yalnızca gece veya birkaç saat takılması, çoğu aktif tedavi planı için yeterli değildir.
Şeffaf plakların genellikle günde yaklaşık 20-22 saat, çoğu planda ise en az 22 saat kullanılması önerilir. Plaklar yemek yerken, su dışında bir içecek tüketirken ve dişler temizlenirken çıkarılır. Bunun dışındaki zamanlarda gündüz ve gece ağızda kalması beklenir. Kişiye özel olarak verilen kullanım talimatı her zaman önceliklidir.
Plaklar yeterince uzun süre kullanılmadığında dişler planlanan konuma ilerleyemeyebilir. Bu durumda yeni plak dişlerin üzerine tam oturmayabilir, tedavi yavaşlayabilir veya ek plakların hazırlanması gerekebilir. Bu nedenle şeffaf plak tedavisinde yalnızca plak kalitesi değil, kişinin tedaviye uyumu da sonucu etkiler.
Plakların yemek sonrasında yeniden takılmadan önce dişlerin temizlenmesi önemlidir. Dişlerin üzerinde yiyecek kalıntısı varken plağın takılması, kalıntıların uzun süre diş yüzeyinde kalmasına neden olabilir. Şekerli veya asitli içeceklerin plaklarla birlikte tüketilmesi de ağız sağlığı açısından uygun değildir.
Şeffaf plak tedavisinin süresi her kişi için aynı değildir. Tedavi süresi; dişlerdeki çapraşıklığın düzeyine, kapanış problemine, hareket ettirilecek diş sayısına, kişinin yaşına, plakları düzenli kullanmasına ve tedavi sırasında dişlerin verdiği yanıta göre değişebilir.
Bazı sınırlı diş düzensizliklerinde tedavi 12 aydan kısa sürebilir. Daha kapsamlı çapraşıklık ve kapanış problemlerinde ise tedavinin bir yıldan uzun sürmesi, bazı karmaşık vakalarda birkaç yıla kadar uzaması mümkündür. Bu nedenle muayene yapılmadan herkese geçerli kesin bir tedavi süresi vermek doğru olmaz.
Tedavinin başlangıcında yaklaşık bir zaman planlaması yapılabilir. Ancak plakların eksik takılması, kontrollerin aksatılması, plağın kaybolması veya dişlerin beklenenden farklı hareket etmesi toplam süreyi etkileyebilir. İlk plak serisi tamamlandıktan sonra küçük düzenlemeler için ek plak serisine ihtiyaç duyulması da mümkündür.
Burada önemli olan tedaviyi mümkün olan en kısa sürede tamamlamak değil, dişleri ve kapanışı kontrollü şekilde planlanan konuma ulaştırmaktır.
Gece plağı ile şeffaf diş plağı dışarıdan bakıldığında birbirine benzeyebilir. Her ikisi de şeffaf veya yarı şeffaf malzemeden hazırlanabilir ve dişlerin üzerine takılır. Ancak kullanım amaçları tamamen farklıdır.
Şeffaf plak, aktif bir ortodontik tedavi aracıdır. Dişlere belirli yönlerde kuvvet uygulayarak dişlerin konumunu değiştirmek amacıyla hazırlanır. Tek bir plak yerine, sıralı bir plak seti kullanılır. Her plak tedavinin farklı bir aşamasını temsil eder ve çoğunlukla günün büyük bölümünde takılır.
Gece plağı ise dişleri düzeltmek amacıyla kullanılmaz. Genellikle uyku sırasında diş sıkma veya diş gıcırdatmanın oluşturabileceği aşınmayı ve hasarı azaltmaya yardımcı olmak amacıyla hazırlanır. Gece plağının temel görevi, diş hareketi oluşturmak değil; diş yüzeyleri arasında koruyucu bir tabaka meydana getirmektir.
Bu nedenle gece plağı, şeffaf plak tedavisinin yerine kullanılamaz. Aynı şekilde ortodontik şeffaf plak da hekimin değerlendirmesi olmadan gece plağı amacıyla kullanılmamalıdır. Diş sıkma problemi bulunan ve aynı zamanda şeffaf plak tedavisi düşünen kişilerde planlama, iki ihtiyaç birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Gece plağı ile karıştırılmaması gereken bir başka aparey de pekiştirme plağıdır. Pekiştirme plağı, aktif şeffaf plak tedavisi bittikten sonra dişlerin yeni konumlarını korumak amacıyla kullanılır. Aktif olarak diş hareket ettiren aligner, diş sıkmaya karşı hazırlanan night guard ve tedavi sonrasında kullanılan retainer birbirinden farklı amaçlara sahiptir.
Şeffaf plakların en dikkat çeken özelliği, dişlerin üzerinde metal braketlere göre daha az fark edilmesidir. Bu nedenle sosyal ve mesleki yaşamında daha sade bir görünüm isteyen kişiler tarafından tercih edilebilir.
Plakların yemek sırasında çıkarılabilmesi, kişinin yiyeceklerini braketlere zarar verme endişesi olmadan tüketebilmesini sağlar. Dişler ve diş araları, sabit teller bulunmadığı için daha rahat temizlenebilir. Özel günlerde kısa süreli olarak çıkarılabilmesi de bazı kişiler için avantajdır. Ancak sık sık ve uzun süre çıkarılması günlük kullanım süresini azaltmamalıdır.
Bunun yanında şeffaf plakların çıkarılabilir olması daha fazla kişisel sorumluluk gerektirir. Plaklarını düzenli takamayacağını düşünen kişilerde sabit ortodontik yöntemler daha uygun olabilir.
Plaklar sıcak suyla yıkanmamalıdır. Yüksek sıcaklık, plağın şeklini bozabilir. Temizlik sırasında hekimin önerdiği yöntem ve ürünler kullanılmalıdır.
Yemek yerken plaklar çıkarılmalı ve açıkta bırakılmamalıdır. Peçeteye sarılan plaklar yanlışlıkla çöpe atılabilir. Plak çıkarıldığında kendi kutusunda saklanmalıdır.
Herhangi bir plak kaybolur, kırılır veya dişlere tam oturmazsa bir sonraki plağa kendi kararıyla geçmek yerine tedaviyi takip eden klinikle iletişim kurulmalıdır. Önceki plakların da tedavi tamamlanana kadar saklanması faydalı olabilir.
Yeni bir plağa geçildiğinde ilk birkaç gün hafif baskı ve hassasiyet hissedilebilir. Konuşmada kısa süreli değişiklik de yaşanabilir; ağız ve dil plağa alıştıkça bu durum genellikle azalır.
Ortodontik tedavi tamamlandıktan sonra dişler zaman içerisinde eski konumlarına doğru hareket etme eğilimi gösterebilir. Bu nedenle aktif şeffaf plak tedavisi bittikten sonra pekiştirme aşamasına geçilir.
Pekiştirme döneminde sabit bir tel, çıkarılabilir retainer veya her ikisi birlikte kullanılabilir. Pekiştirme apareylerinin ne kadar süreyle ve hangi saatlerde kullanılacağı kişiye özel belirlenir. Tedavi sonrasında verilen kullanım talimatlarına uyulmaması, dişlerde yeniden hareket oluşma ihtimalini artırabilir.
Şeffaf plak tedavisi çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde değerlendirilebilir. Uygunluk yaşa değil, çene gelişimine ve diş yapısına göre belirlenir; kesin karar muayene sonrası verilir.
Yeni bir plağa geçildiğinde ilk günlerde hafif bir konuşma değişikliği hissedilebilir. Ağız ve dil plağa alıştıkça bu durum genellikle kısa sürede azalır.
Fiyat, vakanın karmaşıklığına, gereken plak sayısına ve tedavi süresine göre değişir. Kesin karşılaştırma, muayene ve tedavi planlaması sonrasında netleşir.
Bir sonraki plağa kendi kararınızla geçmek yerine mutlaka tedaviyi takip eden klinikle iletişime geçilmelidir. Önceki plakların saklanması da faydalı olabilir.
Evet. Dişler zamanla eski konumlarına hareket etme eğilimi gösterebileceği için tedavi sonrası retainer veya sabit tel ile pekiştirme aşamasına geçilir.