Diş Sızlaması Nedenleri

Diş Sızlaması Nedenleri

Diş Sızlaması Nedenleri

Diş sızlaması…

Çoğu zaman hiç beklemediğiniz bir anda çıkar karşınıza. Belki sıcak bir çaydan küçük bir yudum alırsınız, belki soğuk bir su dişinize değer ya da tatlı bir şeyin masum bir lokması ağzınızda dağılırken o ince sızı bir anda kendini hissettirir. Bazen de gece olur… Her yer sessizleşir, günün telaşı diner ve siz yastığa başınızı koyduğunuzda o hafif zonklama sessizliğin içinde daha belirgin hale gelir. İlk tepki genelde aynıdır: “Geçer şimdi.”

Ama bazen geçmez.

O küçük, ince, rahatsız edici sızı orada kalır. Kendini tekrar tekrar hatırlatır. Sanki dişiniz size fısılduyordur: “Beni duyuyor musun?”

Aslında diş sızlaması, vücudun verdiği küçücük ama son derece önemli bir sinyaldir. Vücudumuz çoğu zaman bizimle böyle konuşur. Yüksek sesle bağırmaz, önce nazikçe uyarır. Dişinizdeki o hassasiyet, o kısa süreli ürperti ya da zaman zaman gelen hafif ağrı; “Burada bir şeyler yolunda gitmiyor.” demenin bir yoludur.

Ne yazık ki biz çoğu zaman bu sesi bastırmayı seçeriz.
“Diş macununu değiştiririm geçer.”
“Bir ağrı kesici alayım, yarına kalmaz.”
“Şimdi dişçiye gitmeye vaktim yok.”

Ve böyle böyle o küçük sinyal büyüyebilir.

Diş sızlaması bazen sadece basit bir hassasiyetin işareti olabilirken, bazen de altta yatan daha ciddi bir problemin habercisi olabilir. Mine aşınması, diş eti çekilmesi, çürük başlangıcı ya da fark etmeden ilerleyen bir enfeksiyon… Hepsi önce küçük bir sızıyla kapıyı çalabilir. Önemli olan o kapı çalındığında duymazdan gelmemek.

Diş Sızlaması Nedenleri

Çünkü dişlerimiz, günlük hayatın içinde en çok çalışan ama en az fark edilen organlarımızdan biri. Onlarla konuşuyoruz, gülümsüyoruz, yemek yiyoruz, hatta özgüvenimizi bile çoğu zaman onlara emanet ediyoruz. Hal böyleyken, onlardan gelen en ufak bir sinyali bile ciddiye almak aslında kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi.

Diş Sızlaması Neden Olur?

Diş sızlamasının tek bir sebebi yoktur. Bazen gerçekten basit bir hassasiyettir, bazen de “Beni artık ciddiye al” diyen daha derin bir problemin ilk işaretidir.

En sık karşılaşılan nedenlerden biri diş minesinin incelmesidir. Diş minesi, dişin dışını saran ve onu koruyan güçlü bir tabakadır. Ama yıllar içinde sert fırçalama, asitli içecekler, gece diş sıkma gibi alışkanlıklar bu koruyucu kalkanı yavaş yavaş zayıflatabilir. Mine inceldikçe dişin altındaki daha hassas tabaka ortaya çıkar ve bir yudum soğuk su bile aniden irkilmenize yetebilir.

Çürükler de sızlamanın en bilinen nedenlerinden biridir. Başlangıçta kendini büyük bir ağrıyla göstermez. Daha çok tatlı yedikten sonra gelen kısa bir sızı şeklinde olur. “Geçti işte.” deyip önemsemezsiniz. Ama müdahale edilmezse o küçük çürük ilerler ve zamanla daha güçlü, daha rahatsız edici bir ağrıya dönüşebilir.

Bir diğer yaygın sebep diş eti çekilmesidir. Diş eti geriye çekildiğinde kök yüzeyi açığa çıkar. Kök kısmı mineyle kaplı olmadığı için çok daha hassastır. Özellikle soğuk bir şey değdiğinde aniden gelen o keskin sızı çoğu zaman bunun işaretidir.

Bazen de gece ortaya çıkan, hafif hafif zonklayan bir ağrı olur. Sessizlikte daha belirgin hissedilir. Bu durum dişin iç kısmındaki sinir dokusunun etkilenmiş olabileceğini düşündürür. Böyle bir ağrı genelde kendi kendine geçmez ve biraz daha dikkat gerektirir.,

Diş Sızlaması Nedenleri

Beklemek Neden Yanlış?

Diş sızlaması hafif başladığında insan gerçekten önemsemiyor. Gün içinde o kadar çok şeyle uğraşıyoruz ki, bir diş için randevu almak hep bir sonraki haftaya kalıyor. “Şu dönem bir geçsin…”, “Şimdilik dayanıyorum zaten…”, “Ağrı da çok şiddetli değil.” derken zaman akıp gidiyor.

Ama işin gerçeği şu: Diş problemleri bekledikçe küçülmüyor, tam tersine büyüyor. Bugün küçük bir dolgu ile çözülebilecek bir sorun, yarın kanal tedavisine dönüşebiliyor. Daha da ertelenirse dişi kaybetme noktasına kadar gidebiliyor. O yüzden mesele sadece sızı değil; mesele zaman.

Aslında diş sızlaması kötü bir şey değil, tam tersine bir uyarı. “Henüz geç değil.” diyen bir işaret. O sesi duyup harekete geçmek, ileride yaşayacağınız çok daha büyük bir ağrıyı ve masrafı önleyebilir. Bazen en doğru adım, ertelememektir.

Sıcak, Soğuk ve Tatlı Hassasiyeti

Birçok insanın başına gelmiştir… Soğuk bir su içersiniz ya da dondurmadan küçük bir lokma alırsınız ve bir anda dişinizde o keskin “cızz” hissi oluşur. Bir anlık irkilirsiniz. İşte bu genelde diş hassasiyetinin işaretidir. Dişin koruyucu tabakası inceldiğinde, alttaki daha hassas yapı dışarıdan gelen soğuğa ya da sıcağa karşı savunmasız kalır. Soğuk temas ettiği anda sinire küçük bir uyarı gider ve o tanıdık sızı ortaya çıkar.

Tatlı sonrası gelen sızı ise çoğu zaman masum değildir. Şeker, ağızdaki bakteriler için adeta bir şölen demektir. Onlar şekeri parçalayarak asit üretir ve bu asit diş yüzeyine zarar verir. Eğer bir bölgede çürük başlangıcı varsa, tatlı yedikten sonra gelen o hafif ama rahatsız edici sızı aslında size “Buraya bir bak” diyordur.

Sıcakla oluşan ve uzun süre geçmeyen ağrı ise biraz daha dikkat ister. Özellikle sıcak içtikten sonra ağrı devam ediyorsa, dişin iç kısmındaki sinir dokusu etkilenmiş olabilir. Bu tür ağrılar genelde kendiliğinden kaybolmaz ve biraz daha ciddiye alınması gerekir.

Diş Sızlaması Nedenleri

Evde Ne Yapılabilir?

Diş sızlaması başladığında insan önce kendi kendine çözmeye çalışıyor, bu çok doğal. O anki rahatsızlığı biraz olsun hafifletmek istiyoruz. Öncelikle birkaç günlüğüne çok sıcak ya da buz gibi soğuk şeylerden uzak durmak gerçekten işe yarayabiliyor. Dişi gereksiz yere tetiklememek bazen sızıyı azaltıyor.

Hassasiyet için üretilmiş diş macunları da düzenli kullanıldığında fayda sağlayabiliyor. Ama burada önemli olan sabırlı olmak; bir iki fırçalamada mucize beklememek gerekiyor. Düzenli kullanımda diş yüzeyini biraz daha korumaya yardımcı olabiliyorlar.

Bir de çoğumuz farkında olmadan dişlerimizi fazla sert fırçalıyoruz. “Ne kadar sert, o kadar temiz” gibi bir algı var ama tam tersi… Çok bastırarak fırçalamak dişe iyilik değil, zarar verebiliyor. Orta ya da yumuşak kıllı bir fırça kullanmak ve nazik hareketlerle fırçalamak çok daha doğru. Eğer diş sıkma ya da gıcırdatma gibi bir alışkanlık varsa, bu da hassasiyeti artırabiliyor. Sabah çene yorgunluğu ile uyanıyorsanız bunu mutlaka ciddiye almak gerekir.

Diş Sızlaması Nasıl Geçer?

Diş sızlaması başladığında insanın tek isteği o rahatsız edici hissin bir an önce geçmesidir. Öncelikle çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklerden uzak durmak, dişi daha fazla tetiklememek açısından önemlidir. Ilık tüketimler tercih etmek ve hassasiyet için özel üretilmiş bir diş macununu düzenli kullanmak çoğu zaman rahatlama sağlar. Ayrıca dişleri sert fırçalamaktan vazgeçmek ve yumuşak kıllı bir fırça kullanmak, hassasiyeti azaltmada ciddi fark yaratır.

Eğer sızlama çürükten ya da diş sinirinin etkilenmesinden kaynaklanıyorsa, evde yapılan uygulamalar sadece geçici rahatlama sağlar. Bu tür durumlarda kalıcı çözüm, sorunun nedenini belirleyip uygun tedaviyi yaptırmaktır. Unutmayın, diş ağrıları genellikle kendi kendine iyileşmez; ertelendikçe daha büyük bir soruna dönüşebilir.

Periodonotloji Uzmanı Miraç Elbir

Comments are closed